VAHŞİ OLANIN HAFIZASI ÜZERİNE BİR DENEME

Kurtlarla Koşan Kadınlar ile Düşünmek

Yağmur Çalış

12/22/2025

Kurtlarla Koşan Kadınlar’ı her okuduğumda, metnin asıl gücünün anlattığı masallarda değil, bıraktığı boşluklarda olduğunu hissediyorum. Estés, hiçbir zaman tamamlanmış bir kadın figürü sunmaz. Aksine, sürekli parçalanan, kaybolan, geri dönen bir varlık hâlini işaret eder. Vahşi olan, burada bir karakter değil; bir hafıza biçimidir.

Bu hafıza doğrusal çalışmaz.Hatırlamak, ilerlemek anlamına gelmez.Bazen geri çekilmeyi, bazen dağılmayı, bazen de susmayı gerektirir.

Vahşi kadın arketipi, güçle değil; devam edebilme kapasitesiyle ilgilidir. Yaralanır, eksilir, ama kendini onarmayı öğrenmez; kendini yeniden kurar. Bu yeniden kurma hâli, kusursuzlukla değil, kırıklarla gerçekleşir. Masalların çoğunda kemikler, kalıntılar, artıklar vardır. Beden yoktur; ama izleri vardır.

Bu noktada vahşilik, kontrolsüzlük değildir.Tam tersine, dışarıdan dayatılan bütünlük fikrini reddeden bir iç düzendir.Birleşmeye zorlanmaz, ama dağılmaktan da korkmaz.

Bu düşünce beni hep şu soruya götürüyor:Bir beden, bir form ya da bir imge tam olmadan nasıl var olur?

Estés’in anlattığı figürler çoğu zaman eksiktir.Bir parçasını kaybetmiştir, bir uzvu yoktur, bir sesi susmuştur.Ama bu eksiklik, onları zayıflatmaz.Aksine, yönlerini belirler.

Belki de bu yüzden vahşi olan, tamamlanmaya direnir.Tamamlanmak, kapanmak demektir.Oysa vahşi hafıza açık kalır.Dışarıyla temas eder, ama kendini mühürlemez.

Bu düşünce, beni forma değil; oluş hâline yaklaştırıyor.Bir şeyin neye benzediğinden çok,nasıl ayakta kaldığıyla ilgilenmeye başlıyorum.Taşıdığı yükle nasıl dengede durduğu,kendini korurken neyi açıkta bıraktığı önemli hâle geliyor.

Vahşi olan, korunmasız değildir.Ama koruma biçimi sert kabuklar üretmez.Daha çok, esnek sınırlar kurar.İçeri alınacak olanla dışarıda bırakılacak olan arasında kesin çizgiler yoktur.

Bu yüzden bu metni bir sonuç gibi değil,bir başlangıç tortusu gibi düşünüyorum.Henüz bir heykel değil.Henüz bir resim değil.

Ama belki bir gün,bir formun neden tamamen kapanmadığını,neden bir parçasının hep açıkta kaldığını ya da neden farklı malzemelerin birbirine dönüşmeden yan yana durduğunu hatırlatan bir çekirdek olur.

Çünkü bazı işler,önce vahşi bir düşünce olarak başlar.
Ve uzun süre öyle kalmak ister.